20101117

bigideyimlan!

Yürürken sakız çiğneyemiyorum, çünkü sakızdan nefret ediyorum.

Sakızı ilk kim çiğnedi lan acaba?
- bak ne buldum?
* ne buldun?
- çiğniyorsun.
* eeee?
- çiğniyorsun işte.
* aferin!?
- balon yapıp patlatayım mı?
* siktir git!

Kola da içmem. O ne lan öyle?

Kravat yerim ama... Yani eskiden yerdim. Okul hayatım boyunca kravatımın ucunu kemirdim.

Şimdi farkettim, ben bazı şeylerin ilk nasıl ortaya çıktığına dair acaip bir merak içindeyim. Yazdıktan sonra kravata sardım. Bir insan niye böyle bir şey yapıp, boynunu sıkar lan! Hazır dünya böyle bir illetle tanışmamış, kimse takmak zorunda değil. Neden böyle icatlar çıkartırsın arkadaşım. Yerim böyle buluşu!

Bazen yılın bir ayı beni bir hücreye kapatsalar, kimse gelip gitmese, kimse benle konuşmasa,  yalnızca kitap okumama izin verseler ne şahane olur diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

Kendimden sıkılırım lan!

Bazen de ileride bir sahil kasabasına yerleşeceğim diyorum, sonra herkes oraya gelecek zaten diye vazgeçiyorum. Sordum, İstanbul’da kalmıyor kimse. Oh, mis!

Tuvalette kesinlikle bir şeyler okurum. O yüzden kitap bulundurum. Başka bir yerde tuvalete girersem şampuan, deterjan vs ne varsa onun ambalajındakileri filan okurum. Hiçbir şey bulamıyorsam altıma yaparım ama oraya yapmam.

Yapmak ne lan! Bildiğin sıçmak işte anladın sen.

Televizyonda yol durumunu gösteren bir kanal var ya; işte ben onu izliyorum. Açıyorum kanalı arabaların geçişine bakıyorum mal mal. Rahatlatıcı bence.

Eskiden de canım sıkılınca pencereden yolu izler kaç tane beyaz, kaç tane kırmızı araba geçecek diye onları sayardım. Hangi marka araba daha çok geçecek diye yarıştırırdım filan...

Uyuyamadığım zamanlarda da koyunları sayardım eskiden. Lan ne yavşak bir şeydi o koyunlar ya! Bünye uyumayacak ya bu koyunlar da işbirlikçi puştlar. Üçü-beşi aynı anda atlar sayamazsın. Birkaç tanesi çitin altından geçer, tam atlayacakmış gibi yapar durur. Sinirlendim aklıma gelince!

Arkadaş ben de ne sayma meraklısı bir insanmışım ya!

Starbucks’ta adımı sorduklarında Mehmet diyorum. Öbür türlü sürekli ismimi heceletiyorlar, yanlış yazıyorlar filan. Uğraşamam. Zaten adımı hecelemek hayatımda ciddi bir vakit çaldı lan!

Şirinler’den bir tanesi olsam kesin Huysuz Şirin olurdum. Koca köyde bir tane hatun var lan!

Jessica Alba olsam da hep ayakta dururdum mesela. O kalçaların üstüne oturulmaz. Ayıp!

Yatağımı dolap niyetine kullanıp, kanepede yatıyorum.

İşbu yazı sevgili paperdoll beni mimlediği için yazılmıştır. Konu garip alışkanlıklarınızdı. Konsept gereği benim de birilerini mimlemem gerekiyor. Mim yazıyorlar mı bilmiyorum ama ben de enchanter ve fortfolio’yu mimliyorum. Mimledim. Mim...

10 yorum:

  1. allahım nasıl huysuz, hastalıklı bi beyin belli değil.
    :)

    YanıtlaSil
  2. ahahahah ben şirinlerde olsam aksi şirin olurdum. neden esmer bi şirine daha yok neden ben diilim? diye gıcıklık yapardım.

    YanıtlaSil
  3. ahaha bu konuyla ilgili senden keyifli bir yazı gelebilir sevgili french :)

    YanıtlaSil
  4. Haha muhtesem olmus :D Aslında hep yaşarız ama okurken güldürdü. Belki de yaşadığımız için :)

    YanıtlaSil
  5. :D teşekkürler. beğenmene sevindim :)
    komik şeyler yaşıyoruz da farkına varmıyoruz sanki :D

    YanıtlaSil
  6. enchanter da seni mimliyor. kola da içmiyor. buraya her gelişinde de çok eğleniyor. dur ben de bigideyimlan!

    YanıtlaSil
  7. fortfolio da bu yazıya bayılıyor, mimlemeyi üzerine alıyor=) çarşamba postunda da elim sende cevabını yayınlıyor=)

    YanıtlaSil
  8. merakla beklemekteyiz efenim. çok eğlenceli olacağına eminim :)

    YanıtlaSil