20110503

her şeyin en büyüğü bizde


Ortaya birkaç kelime attım, öznesini yüklemini sen ayarlayıver şeklinde yazı yazanlar var.
Elektrikli araçlar çoğalıyor. Yakında “ince uçlu Toyota şarjı olan var mı?” diye dolaşan insanlar olacak.
Yerli otomobiller şarz edilecek orası ayrı.
“Ya çalıştım ama elektrikler kesildi, aracı şarj edemedim. Sınava yetişemedim lan!”
Anadolu’nun ayıp şarkıları diye bir belgesel yapmayı düşünüyorum. “Eminem Eminem çopur Eminem, göbeğinin altı çukur Eminem” diye bir şarkı var mesela.
Çukur ne lan?!
“Bir ayağı çukurda” gibi iğrenç bir laf etmeyeceğim.
Twitter’da bugün 300, 500 vs sayfa kitap okudum yazanlar var. Aferin! Okumuş adamın hali başka oluyor tabi.

Ben de bugün 4 kutu mürekkep yaladım mesela.

Facebook’ta bir fotoğrafın, videonun altında karşılıklı olarak defalarca yorum yazan, yazacak bir şey kalmadığında birbirine gülümseyen insanlar var. Bir o gülüyor bir öbürü. Duramıyorlar.

Telefondaki “önce sen kapat” olayının facebook’taki yansıması. Sevişin de rahatlayın lan!

Nedir lan bu profiline kim bakmış olayı?

Profiline baktıysa seni seviyor gibi bir mantık mı var?
Profiline baktıklarıyla sevişenler mi var? Ne dönüyor da benim haberim yok lan?!

Ay tipine bakmadan profilime bakmış. Sapık!

Bazen İstanbul’un henüz insan yerleşimi olmadan önceki haline uyanmak istiyorum.

Şahane bir manzara, sessizlik. Oh harika.

Ama rakı-balık yapan bir yer olsun!

Bir arkadaşımın 5 yaşında bir oğlu var. Ne anlatırsan ciddi ciddi dinliyor ve cevap veriyor. Geçen gün 15 dakika boyunca felsefe anlattım. Kısaca Platon’dan ve Aristo’dan bahsedip Hegel’e ve Spinoza’ya geldim. Eee ne diyorsun anlattıklarıma diye sordum. “Ben yokum” dedi. Durdum.

Tasavvuftan bahsetsem “Enel yok” diyecekti herhalde.

3-4 yaşlarındayken de “seni sevmiyorum, babanı da sevmezdim, anneni de sevmiyorum” diyen arkadaşımıza “kendini seviyor musun?” diye sorarak bizi dumur etmişti.

Efendim Avrupa’nın en büyük Adliye Sarayı İstanbul’da açıldı. Güldünüz mü? Tamam.

Şimdi daha komik kısma geliyorum. Bu yapının otopark tavanı alçak yapıldığı için cezaevi araçları içeri giremiyormuş. Şimdi sanıkları, mahkumları nasıl içeriye sokacaklarını düşünüyorlarmış.

Dünyanın en büyük mancınığını yapıp, sanıkları içeri fırlatabilirler bence.

Ya da Otopark’ın girişinde katırlar olsun, yolun geri kalanına katırlarla devam etsinler.

Çılgın bir projem var. Otopark girişinden adliyeye bir kanal açsınlar. Sanıklar adliyeye gondollar eşliğinde devam etsin. Mübaşirler kürek çeksin, hakimler gitarla serenat yapsın. Çok romantik.

Bizdeki büyüğünü yapma hevesini de anlamış değilim. Yakında birisi dünyanın en büyük cep telefonunu yaptık diye böbürlenebilir.

Askerin de en büyüğü bizde, taraftarımız da en büyük, takımımız da... Siyasetçilerimiz  zaten kocaman, en kocaman! Hatta uzuvlarımız da en... Amaaaan bigidinlan!

O değil de şimdi bu Adliye Sarayı oldukça büyük bir alan kaplıyor ya, metrekareye ne kadar adalet düşüyor?

Global olarak “Kraliyet Düğünü” diye bir şey atlattık. Hepimize geçmiş olsun.

Gönderdiğim telgrafı okumamalarına çok bozuldum.

Halaysız düğün mü olur lan! Tutacaktı Elton John, David Beckham’ın elinden, çekecekti halayın başını, işte o zaman düğün düğün olurdu.

Bizim düğünlerdeki ordövr tabağını dayayacaksın İngilizler’e, bak bir daha düğün, eğlence yapıyorlar mı?

Düğünle ilgili olarak şunu söyleyebilirim: “Kral çıplak mı bilmem ama prensesin memesi yok.”

Ertesi gün sarayın penceresine çarşafı astılar mı acaba? Ben esas bunu merak ediyorum.

Ya prensle evlemek de ne fena lan! Koskoca prensle klozetin kenarına damlattı diye de kavga edilmez ki.

Prensle evleniyorsun bir zaman sonra yanında osurmaya filan başlıyor. Çok fena.

Acaba prenses hiç prense “erkek değil misiniz hepiniz aynısınız” dedi mi?

“Prensim lan ben. Seni sarayımın kadını, veliahtlarımın anası yapacağım.”

4 yorum:

  1. @zaza başımdan eksik etmesinler seni yau;)

    YanıtlaSil
  2. teşekkürler... iletirim kendilerine :)

    YanıtlaSil
  3. ne kadar hoş bi blog! yeni buldum, baya bi uğrıcam galiba ;)

    YanıtlaSil
  4. teşekkür ettim :) bekleriz efenim...

    YanıtlaSil