20110620

senin neren doğru ki?


İnsanlığın deve ile gerçekleştirdiğini iddia ettiği diyalog, şu dünyada kendini nasıl konumladığının en önemli göstergesidir bence.

Yok neymiş, “deveye boynun niye eğri demiş de deve de nerem doğru ki buyurmuş.”

Lan deveye boynun niye eğri desen “eğri mi ki?” der bence. “Seninki eğri lan” filan da diyebilir. Çok üstelersen tükürür filan.

Hem sen deveye bir sorsana “lan sen çölde su içmeden nasıl bu kadar yaşıyorsun, ne süper yaratıksın” filan diye.

Yok. Boynun niye eğri diye soracak, deve de her yerim eğri lan diyecek, insan da kendini mükemmel bir yaratık gibi hissedip mutlu olacak.

Senin düşünce biçimin eğri. Kendini doğru diye konumlamışsın, uymayan her şey eğri. Bigitlan.

İşte muktedirlerin ahlak anlayışı da tıpkı böyle işliyor. Kendi ahlakına uymayanı deve belliyor sonra “senin bu ahlak neden eğri la?” diye yapıştırıyor yaftayı.

Develer kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar bedevinin boynunu övecek.

Oha koskoca Afrika atasözünü ne hale getirdim.

Geçen gün bir internet sitesinde “çok amaçlı kâse” satıldığını gördüm.

Arkadaşım ne için kullanıyorsun o kâseyi lan? Başka ne amacı var? Biz mi bir şey kaçırdık?

Memleketimde herkes Macgyver. Bir kâseyi birçok amaç için kullanabiliyorlar.

Her boku çok amaçlı diye yutturursan adam da gider rulmanı, damacanayı ve daha bilumum aleti çok amaçlı kullanır işte.

Abi bir rulman yaptım ama çok amaçlı, kötü niyetli kişilerin elinde bir seks idolüne dönüşebilir.

Aman diyeyim, tek amaç neyinize yetmiyor lan. Kâse işte, bırak öyle kalsın.

Ağlamanın tersi gülmek gibi bir anlayış var. Ne alaka lan?

Gayet birbirine yakın iki insan tepkisi bence.

Gülmenin, ağlamanın illa ki zıttını arayacaksak “susmak” daha mantıklı gibi gibi. Neyse.

Geçen gün bir afiş gördüm. “Yaşlılık ve Unutkanlık” konulu sempozyumlar düzenliyorlar. Her hafta “Yaşlılık ve Unutkanlık” ile ilgili bir konuda konuşuluyor. Bu haftanın konusu da “Yaşlılıkta Cinsellik”.

İki konuda da ayrı ayrı konuşulması gayet mantıklı da “yaşlılıkta unutkanlık” ana başlığının altında yaşlılıkta cinselliği nasıl işlediler onu anlamadım.

Ne yani, seviştiğini mi unutuyorsun? Nedir?

+ Hanım biz bugün seviştik mi?
- Evet.
+ Nasıldı?
- Ne nasıldı?
+ Sevişmişiz ya.
- Kim?
+ ??!!

Seviştiklerini unutup o yaşta defalarca sevişiyorlar mı? Neler dönüyor acaba?

Hayır bir de yaşlılar işine geleni unutur diye bir söylenti var.

+ Bunca yıl sonra beni nasıl aldatırsın? Hem de bizim yatağımızda.
- Ay kusura bakma hanım, ben hepten unutmuşum.
+ Neyi?
- Evli olduğumu.

Güzel kafalar olabilir tabii.

+ Harikasın Nuri Bey.
- Nuri kim? Ahmet ben.
+ Harikasın Ahmet Bey.
- Şahanesin Suzan.
+ Ne Suzan’ı?! Leyla ben.
- Leyla kim?
+ Ay Ahmet kim?
- Anaaa??!!
+ Ay boşver şey bey. Zaten unutacağız. Devam, devam.
- Di mi?

Bu sempozyuma kim katılıyor ki acaba. Eğer unutkanlık sorunu yaşayan yaşlılar gidiyorsa fena.

+ Baba nasıldı sempozyum?
- Ne sempozyumu?
+ Sabah gittin ya...
- Gittim mi?
+ Ay baba sabah sempozyuma gideceğim diye evden çıktın ya.
- Çııııııktık açık alınlaaaaaa....

Seçim pusulasını, zarfa sığacak boyuta indirgediğimizde büyük bir devrim yaratmış olacağız. O nedir arkadaş ya!

Her seçimde oy vermeyen kararsızlar, boykotçular filan oluyor ya, onlar kararsız ya da boykotçu değil sadece origami bilmiyorlar.

Ay bizim halkımız aptal diyenlere sesleniyorum: O pusulayı o zarfa sığdıran insan aptal olamaz arkadaşım.

“Demokrasiyi sindirmek” diye bir kalıp var. Böyle siyasetçiler çok demokratik oluyormuş, iyi bir şeymiş filan.

Ulan sindirdiğimiz bir şeyi vücudumuzdan attığımız hatta nasıl attığımız belli. Manyak mısınız?

Bazı söylemlerimizi yenilesek iyi olacak. Kızlık soyadı diye bir şey var mesela. O ne lan?

Efenim bendenizin de rol aldığı Ne Oldu Bize isimli çağdışı komedya 21-22 Haziran Salı-Çarşamba Feriköy’de Haldun Dormen Sahnesi’nde. Saat 20.30’da. Bigelinlan. 


1 yorum: