20120522

En karasından


İleri demokrasiye ulaşınca demokrasi biraz geride kalmış olmuyor mu lan? İneceğimiz durağı kaçırdık sanki.
Gerçi ben durağı hiç görmedim. Yanlış otobüse binmiş de olabiliriz.
Hayır ileri demokrasiye geleli de çok oldu. O zamandan beridir de durmak yok yola devam. Demek ki çok geride kaldı demokrasi… Müsait bir yerde inseydik iyiydi.
Madem ki dünya yuvarlak, bir şekilde ulaşırız varacağımız durağa… Ama işte yine o teokrasi, otokrasi duraklarından geçmek var, beni o düşündürüyor.
Değdirmeseler yine iyi de, sürekli değdiriyor şerefsizler.
Lan zaten bu demokrasi dedikleri de dünyanın en gereksiz yere abartılan nanesi olabilir.
Söylenişi filan artistik duruyor ama bildiğin “Aileler Yarışıyor”. 100 kişiye sorduk en popüler cevabı arıyoruz.
Bakalım şahane fikriniz en popüler cevaplar arasında yer alıyor mu? Zoooort!
Bir de “ortak akıl” nanesi var. Kafa kafaya verip en iyi fikirlerle, en kötüleri eliyorsun, en sıradanı senin oluyor. Yerinde saymaya birebir.
Vasata olan hayranlığımız inanılmaz…
Bir de bir şeyin adını değiştirince kendisinin de değiştiğine dair bir inancımız var.
Mesela bir sistem var ve bu sistemin işleyişinden memnun değiliz. Sistemi değil adını değiştirip mutlu oluyoruz. DGM değil özel yetkili mahkeme. ÖSS değil bilmem ne. Bok değil kaka.
Aynı bokun laciverti derler ya, ulan bunun rengini geçtim tadı bile aynı. O zaman biz bu boku niye yedik?
Halbuki bizim burada “göte göt denir”di bir zamanlar.
Popo ne lan?
Bir de özlü söz fetişi başladı son dönemde.
Özlü söz de ne demekse? Yazılanlara bakıyorum çoğu salatalık özlü…
En çok tutulanlar arasında tabii ki kesin yargı ve emir cümleleri var.
X yaparsan x yapmış olursun. Sakın z’ye a deme, çünkü z aslında z’dir gibi dahiyane içerikler.
Bir de paradokslar çok tutuyor. Tutuyor da ne oluyor bilmiyorum, ama tutuyor ki yazıyor insanlar.
Yine de hiçbir şey “Allah yazsam kaç kişi beğenir, yazıyorum, yazıyorum, yaaaazdım” iletileriyle yarışamıyor.
5 vakit yazıyor adam, öbürleri de 5 vakit beğeniyor. Arada bir ileti kaçırırsa kazasını beğeniyor.
Niyet ettim Allah rızası için iletini beğenmeye…
Abdest almadan Facebook’a girmeyenler var lan. Yakında “etkinlik” açıp 7 kişi ortak danaya girecekler. Fotoğraf da koyarlar: “Allah’ını seven beğensin.”
En az onlar kadar tutan bir diğer ileti türü de içinde Atatürk’ü barındıranlar.
İnanmayanlar Atatürk’ün bir fotoğrafını paylaşıp “Angora tavşanı sevenler çağdaş Türkiye’nin geleceğidir. M. K. Atatürk” yazsın. Altına da “Hani nerede Angora tavşanı mı kaldı, onu da bitirdiler. Dikkat, bu oyuna gelmeyelim arkadaşlar, Angora Tavşanı sevmek hepimizin milli ödevidir.” gibi bir şeyler eklesin. Sözlerini; paylaşmayan gavurun dölü, eşşolueşek filan gibi bir hakaret cümlesiyle de tamamlasın ki etki daha da artsın.
Hakaret demişken bir de toplumumuzun yeni gözdesi olan nefret ve aşağılama cümleleri var. İdeolojik olanlara değinmek bile istemiyorum, değinilecek boyutu aştık. O nedenledir ki artık hızımızı alamıyor yanı başımızdakilere, bir zamanlar sevdiklerimize bulaşıyoruz.
Bunları yazanların hepsi çok şahane insanlar ama hayat bunlara kötü davranmış, çevresindekiler salakmış, bunlar çok akıllıymış ama eski sevgilileri iğrenç insanlarmış. Hep saflıktan, herkesi kendi gibi bilmekten şey yapamamış bunlar. Halbuki öbürü adiymiş de geç anlamış beriki. Aslında beriki çok zekiymiş de işte temiz kalplilikten aptallaşmış.
Canım ya, kıyamam. O senin şeyin bile olamaz, senin gibisini de bulamaz, sen şey yapma hiç.
Nefretten nefret ediyorum şeklinde bir paradoks mu yaratsam? Neyse.
Hep bu twitterin bok yemesi bunlar. 140 karakterle ne kadar çemkirebilirsiniz?
Twitter hesabı açan filozof, instagram kullanan iki efektle fotoğrafçı oluyor.
-        Bak ne güzel fotoğraf çektim.
-        Ne o?
-        Sevgilimin kıllı ayağı.
-        Hee.
-        Pembe efekt verince pamuk şeker gibi oluyor.
-        Aferin.
Gazlayın anam milletin egosunu; çok lazımdı, eksik vardı.
Bu ara ifrit olduğum kalıplardan biri de bugüngünlerdenxspor, bugüngünlerdenbilmemkim filan.
Bu ne lan? Manyak mısınız? Bir durun abi, bir soluklanın, bir düşünün ben ne yazıyorum diye lan?
Bugüngünlerdenxspor ne?
Etkileyici mi? Değil. Komik mi? Hayır. Yaratıcı mı? Yoo. Zekice mi? Alakası yok. Niye lan o zaman? Nedir abi bu?
Ama ne olursa olsun futboldan öğrenmemiz gereken çok önemli şeyler var.
Demek ki neymiş bundan böyle eylemlere poşu takarak değil, taraftar atkısıyla katılıyormuşuz.
Tamam yine bir miktar biber gazı yiyoruz, onun kaçarı yok ama en azından “X futbolcuyu oğlumun sünnetine çağıracaktım” diye yırtabiliriz. Gözaltı filan yok.
Bence sendikalar da yeniden örgütlensin. Ne o öyle devrimci işçi filan. Xsporlu işçiler diye kur sendikayı, bak kimse engel oluyor mu? Grevdi, toplu sözleşmeydi lafı olmaz.
Neyse özlü söz demişken son günlerde dolaşan bir özlü sözden bahsetmesek olmaz.
“Namaz kılan bir toplumun psikolojiye, zekat veren bir toplumun sosyolojiye ihtiyacı yoktur.” buyurmuşlar.
Bu kalıp ve mantıkla örnekler çoğaltılabilir. Mesela bir arkadaşımın dediği gibi “tespih çeken bir toplumun matematiğe, 3 ayları bilen bir toplumun takvime ihtiyacı yoktur.”
Ezan okunan bir toplumda müziğe ihtiyaç yoktur. Mikail’i tanıyan bir toplumun meteorolojiye ihtiyacı yoktur.
Veya topluma ekilen nefret tohumlarından hareketle “Bela okuyan bir toplumun edebiyata ihtiyacı yoktur.” denebilir.
Aslında en doğrusu “bu kafada insanların yaşadığı toplumun, mizaha ihtiyacı yok.” Kendinden mizahlı.  Nereye baksan mizah. En karasından…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder