20130731

ben nasıl yazayım?


Çok acaip günlerden, gecelerden geçtik, geçiyoruz, geçeceğiz.

Biber gazından, sinirden, gururdan, mutluluktan ve başkaları adına duyduğumuz utançtan gözlerimiz doldu sık sık.

Suyumuzu, gazımızı eksik etmediler sağolsunlar. Biz de see you TOMArrow dedik, yine çıktık sokaklara...

Ben bu satırları yazarken, ekmek almaya giden 15 yaşındaki çocuğunun gördüğü şiddet hakkında basın açıklaması yapmak isteyen bir anneye ve onu destekleyenlere, oğlunun günlerdir bilinçsiz bir şekilde yatmasına neden olan şiddetin benzeri uygulandı.

Tüm bunlar olurken, aynı caddenin diğer ucunda muktedirler ve destekçileri iftar yapmaya hazırlanıyordu.

Allah kabul etsin.

Hiçbir zaman tam bir barış ve birlik göremedik ama hiç bu kadar da ayrışmamıştık.

İşin garibi en azından bir kısmımız hiç böyle bir olmamıştık da.

İktidardan muhalefe tüm siyasilere, gölgede kalmış aydınımsılara hatta spor kulübü yöneticilerine “yeter la farklılıklarımızla ayırdığınız, biraz da benzerliklerimizle birleştirin” dedik.

Hani “güzel günler göreceğiz çocuklar” demişti ya şair, onları gördük.

Ben tüm güç sahiplerine, yıldızlı bir gecede açıkhavada uyumayı öneriyorum. Belki o zaman hep birlikte daha da güzel günler görürüz.

Çünkü onlar ümidin düşmanıdırlar, akarsuyun, meyve çağında ağacın, serpilip gelişen hayatın düşmanı.

Çünkü onlar ömürleri boyunca aşık olmamış bıyıklı bıyıklı kadın ve adamlardır.

Ve bu toplum ne zaman ki bir cinsel devrim yaşar, işte o an devran değişir.

Ülkece bir grup seks yapsak herkes rahatlayacak aslında.

Hamile kadını görünce aklına seks gelen organizmalar var bu gökyüzünün altında.

Aynaya bakıp “lan nasıl bir seks sonucu doğdum” diye masturbasyon yapıyor mu acaba amca?

Neymiş, hamile dolaşmak terbiyesizlikmiş.

Bir de aşeriyor utanmazlar!

Zigot afedersin.

Hayır iyi niyetli hamilelere bir şey demiyoruz ama aralarına sızan marjinal hamilelerin provokasyonlarına gelmesinler.

Korkarım bunlar sevişmeden üremenin bir yolunu buldu lan!

İyi olmuş. Zaten sev kökünden türemiş işteş bir kelime pek yakışmıyor kendilerine.

Kadının saçı üzerinden siyaseti bıraktılar başka bölgelere doğru ilerlediler.

Zinhar töbe.

Ülke ülke değil “fetişler yarışıyor” programı.

Bir tarafta Ata fetişi diğer tarafta RTE. Bir yanda ırk fetişi, diğer yanda din. Hiç vicdan fetişi yaşayalım diyen yok la.

Hayır fetişler de arada karışıyor. Halen CHP’yi, TKP’yi sol parti zanneden insanlar var. Peh.

Neyse. Uzun zamandır yazmıyordum, çünkü gördüğünüz gibi blog yazma pratiğimi kaybettim.

Zaten ben bunları yazarken de polisimiz destan yazmaya devam ediyor.

E ben daha nasıl blog yazayım ağalar?!

4 yorum:

  1. müzik devam edecek de, bir süre garip çalabilir, arada kesilip gelebilir vs vs...

    YanıtlaSil
  2. Chp sol parti diye biliniyor neyi baz alarak sol olmadığını kast ettin?

    YanıtlaSil
  3. chp'nin sol parti olarak sayılmasının nedeni, kuruluşundaki emperyalizm karşıtlığı, yani sömürgeci devletlere karşı halkların siyasi, ekonomik anlamda gelişerek tam bağımsızlıklarını kazanabilmelerini savunmasıydı. yani o dönemki dünya sisteminin karşısında olan bir ideoloji. fakat dünyadaki tüm değişimlere rağmen aynı kaldı. şu an ortada sadece ulus kavramı üzerinden siyaset yapan, muhafazakar, hantal bir yapı var. yeni hiçbir fikri savunmadığı gibi kavrayamıyor da. sosyal politikalar geliştiremiyor vs vs. o kadar çok şey var ki. ama en basiti şunu söyleyeyim, mhp ile chp'yi birbirinden ayıran 5 temel fark söyleyebilir misin?

    YanıtlaSil